>



"EnGüzelGünler" sitesine HOŞ GELDİNİZ


VİDEOLARIM/Kısa Film-"SON UMUT"


*******LÜTFEN İZLEYİN*********

30/8/2008 - zamlar

Kategori: yasam


Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, kamu çalışanlarının maaşlarına 2009 yılında yıllık kümülatif yüzde 8,7 oranında artış yapılacağını bildirdi.

Başesgioğlu, toplu görüşmelerin ardından konfederasyon başkanlarıyla Başbakanlık Merkez binada yaptığı açıklamada, 15 Ağustosta başlayan toplu görüşmelerde mutabakata varıldığını, mutabakat zaptının taraflarca imzalanacağını söyledi.
Kamu çalışanlarının mevcut aylıklarında Ocak 2009'dan geçerli olmak üzere yüzde 4, Temmuz 2009'dan geçerli olmak üzere yüzde 4,5 oranında artış yapılacağını ifade eden Başesgioğlu, ayrıca, artış oranlarını enflasyonun gerisinde kalması halinde, geçmişte olduğu gibi farkın kamu çalışanlarına verileceğini kaydetti.
Başesgioğlu, geçmiş dönemlerde sendika aidatı olarak verilen ödentinin de ''Toplu Görüşme Primi'' adı altında sendikalı kamu çalışanlarına ödenmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu miktarın doğrudan kamu çalışanlarının bordrosuna ilave edileceğini dile getirdi.
Başesgioğlu, ek ödeme almayan yaklaşık 1 milyon 800 bin kamu çalışanının ücretlerinde 15 gün önce 103-264 YTL arasında değişen iyileştirme yapıldığını da anımsattı.
Ocak 2009'dan itibaren aile yardımı ödeneği dahil en düşük devlet memuru maaşı 1163 YTL'ye, Temmuz ayında ise 1215 YTL'ye çıkacak. Ortalama devlet memuru maaşı ise Ocak 2009'da 1414 YTL, Temmuz ayında 1478 YTL'ye ulaşacak.



Yukarıdaki haber yazısı internetten alıntıdır.

Haberin özetinde hükümet/memur sendikalerı konfedarasyonu arasındaki görüşmelerde mutabakata vardıkları ve iki milyon memuru ve ailesini ilgilendiren zam miktarlarını belirleyerek,anlaştıkları ifade edilmektedir.

"Körler sağırlar,birbirini ağırlar."

Yukarıda ki haber içeriği ve foto görüntüsü,atasözüne uygun bir tablo ortaya çıkarmıştır.Varılan anlaşma kendi üyelerini bile tatmin etmeyen sayın başkanların en büyük başarıları;üye primlerinin katlanarak kasalarına akmasını sağlamıştır.

Yukarıda ki fotografta adı geçen başkanlardan birisi ile yaşadığımız bir dialogu,yine blogumda 25/08/2007 tarihli "Büyüyünce ne olacaksın?" adlı makalemde de yazmıştım.O makaleden sayın başkan ve tavrıyla ilgili bölümü kamuoyuyla paylaşma zorunluluğu hissediyorum.

Blog yazısından bölüm

Üç tane Öğretmen sendikası olmasına rağmen, sendikalı öğretmen sayısı oldukça düşüktür.Burada öğretmen arkadaşların sendikalaşmaya karşı soğuk durmalarının yanlışlığının, çözümlerin ertelenme nedeni olduğunu da bilmeleri gerekir.
Arkadaşlar işte karşımıza bir sorunda burada çıkmaktadır.Öğretmenlerin örgütlü yapıya soğuk durmalarının temelinde siyasi nedenler vardır.Onun içindir ki, bu örgütler işlevlerini anlamıyla yapamamaktadırlar.Sendikalrın siyasi kaygılardan arınıp gerçek işlevlerini yapmaları örgütlü yapılanmayı sağlamlaştıracaktır.Peki, bunu neye dayanarak söylüyorum.İşte size kısa bir hikaye...

Çalıştığım okulda öğretmenlerin 4/5'ü sendikalıdır.Bunlarında 3/4'ü siyasi hükümetle aynı zihniyette olan bir sendika örgütüne üyeler.(Aynı zihniyet durumunu ben demiyorum Bizzat Genel Başkanın söylemi olduğu için belirtiyorum.)Adı geçen bu sendikanın Genel Başkanı..bir öğleden sonra okula ziyarete geldi.Gelmeden önce okulda ki üye potansiyeli söylendiği için yüzü gülüyordu.Nede olsa orada bulunanlar kendi üyesiydi.Onun içinde konuşurken oldukça rahattı.

Kısa bir hal-hatır sohbetinden sonra, sıra soru ve isteklere geldi.Soru-yanıt biçiminde devam eden sohbette, sendikanın güçlü olmasının üye sayısına göre olduğu, öğretmen sorunlarının hükümet kandına götürüldüğü, hükümetle olan yakın ilişkilerin güzel örnekleri gibi incir çekirdeğini doldurmaz örneklerle sohbet devam ederken, içimizden bir arkadaş,

"Sayın başkan, iyi ve güzel söylüyorsunuzda, enflasyon %8 açıklanırken ve diğer sendikalar enflasyon orannda diretirken siz, %4 zammı kabul ediyorsunuz.Ücret zammı 10 YTL olsun diyen diğer örgütlere karşı siz 5 YTL'yi uygun buluyorsunuz.Tayin ve atamalarda haksızlıklara ses çıkarmıyorsunuz.Özlük haklarımızın korunmasında hep hükümetle uyum içinde oluyorsunuz.Üstelik diğerlerinin bu durumlarda aldıkları eylem kararlarına da katılmıyorsunuz.Söyler miniz? Siz bu isteklerin neresindesiniz? Yaptığınız sendikacılıkla öğretmenlerin hangi haklara kavuşmasını sağladınız?Burada bulunan üyeleriniz size kayıtlı diye mağdur olmalarını nasıl açıklayacaksınız? diyerek soruları arka arkaya sordu.

Sayın Genel Başkan, " Arkadaşlar bildiğiniz gibi, biz sizden farklı değiliz.Sizlerin siyasi düşünceleri de siyasi iktidarla uyum içinde ki bizim sendikaya üyesiniz.Haliyle bizi en iyi siz anlarsınız.Sizi temsil ettiğimize göre, sizin zihniyetinize uygunuz demektir.Bu durumda aynı zihniyette olduğumuz bir siyasi iktidara karşıda diğer sendikaların sergiledikleri tavırları göstermemiz uygun düşmez.Zihniyet farklılığımız olmayan bir hükümete, diğerlerinin yanında katılmamız uygun olmaz" biçiminde yanıt verdi.

O'nun bu açıklaması karşısında başka bir arkadaşımız söz alarak, "Sayın başkan, Sendikacılık başka, hükümet başkadır.Burada söz konusu olan bizim haklarımızdır.Siyasi iktidarla zihniyetinizin aynı olduğunu, onun için isteklerde hükümete uyduğunuzu söylüyorsunuz.O zaman sendika tabelanızı değiştirerek, hükümet partisinin şubesi biçiminde yazdırınız ve sendikacılığı bırakınız." diyerek yanıtladı.

Tam o sırada başka bir arkadaş, "Ben sizin sendikanıza üye değilim.Diğer sendikadan çıkıp sizinkine üye olmayı düşünüyordum.Fakat, sözleriniz bir hükümet sözcüsünün ağzından çıkanlar gibi, demekki siz bizim haklarımızı değilde, hükümetin isteklerini yerine getiriyorsunuz." dediğinde Genel başkan bir pot kırdığını anlamıştı.Fakat iş işten geçmişti.Toparlamaya çalıştıysa da yapamadı ve o utangaçlıkla yanımızdan ayrıldı.Daha sonra o sendikadan bir kaç kişi istifa etti.


"Değerli Öğretmenler..

Biz büyük bir topluluğuz.Ama iyi örgütlü değiliz.Onun içinde özlük haklarımız hep tartaklanıyor.Sivil yapılanmaların da bu yazdıklarım karşısında toparlanmaları ve siyasi kaygılarda arınarak, gerçek sendikacılık çalışmaları yapmaları, ancak bizim isteklerimizi duyurmamızla oluşacaktır." diye düşünüyorum


Saygılarımla

Yorum yaz!


MusicPlaylist
MySpace Playlist at MixPod.com

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->











Eğitimdir ki, bir milleti hür,
bağımsız, şanlı, yüksek
bir toplum halinde yaşatır,
veya bir milleti kölelik ve
yoksulluğa terkeder.



Radyo kanalı

Son Yazılar

Herkesin içinde bir kahraman vardır.
1 Mayıs Kutlanırken...
KİMSEYE SÖYLEME(Deniz Feneri sendromu)
zamlar
Uzmanlık Sınavlarına n'oldu?
Renk olsun...
Özel Yetenek Sınavları işkence gibi...
Atatürk ve Devrimcilik İlkesi
Müstemleke/Bağımsız
Küresel Irkçılık
Ben neyim..bi anlasam...
Bağımsızlık mı/Bağımlılık mı
Yazık....
Enjeksiyon yaptırabilme koşulları
Siyasi tıkanmayı aşma önerileri

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
MEBBİS - MEB Bilgi Sistemleri
İl Milli Eğitim Müdürlükleri
Eğitim Siteleri

Kategoriler

Arkadaşlarım

hakan1

gazikemal

gercekyasamdan

uygarradikal

Blogcu Yardım

ata1881

mesale

umutcocuklari

soymet

ataturkce

desoyoz

sidiklikontes

blogdenizi

weremli

aum

yenigelengun

devirdaim

armutluyokusu

ajandatr

soyoz

sinlenbec

okubakim

ispirte

gayrak


soyoz